info@saharating.com +90 212 291 97 91 / for English click here...

Bülten – Temmuz 2019

2019 Temmuz Bülteni

Bireysel Emeklilik Sisteminde BIST Kurumsal Yönetim Endeksine Devlet Desteği

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) devlet katkılarının %10’unun BIST 100, BIST Sürdürülebilirlik ve BIST Kurumsal Yönetim endeksleri ile Borsa İstanbul AŞ tarafından hesaplanan katılım endekslerindeki paylarda değerlendirilmesi kararlaştırıldı. Hazine ve Maliye Bakanlığının Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) Devlet Katkısı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, nakden ödenen devlet katkılarının azami %20’si Türk lirası cinsinden mevduat, katılma hesabı, borsada işlem görmesi kaydıyla bankalar tarafından çıkarılan borçlanma araçları, kira sertifikaları ve bazı menkul kıymetlerde değerlendirilecek. Bu oran daha önce %30 olarak uygulanıyordu.

Ayrıca, söz konusu devlet katkılarının asgari %10’u BIST 100, BIST Sürdürülebilirlik, BIST Kurumsal Yönetim endeksleri ve Borsa İstanbul AŞ tarafından hesaplanan katılım endekslerindeki paylarda değerlendirilecek. Bu kapsamda, devlet katkısının yatırıma yönlendirilmesine yönelik portföy yapısı sınırlamalarına 31 Temmuz itibarıyla uyum sağlanacak.

Yapılan değişiklikle BES’ten Borsa İstanbul’a yaklaşık 12 milyarlık devlet katkısının 1.2 milyarının aktarılması bekleniyor. 2 gün önce yapılan SPK düzenlemesiyle, Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) standart fonlardaki birikimin %10’unun Borsa İstanbul’daki hisse senetlerinde, para piyasası fonlarında bulunan fonların ise %25’inin devlet tahvillerinde değerlendirilmesi zorunluluğu gelmişti.


NASDAQ Kurumsal Yönetim Merkezi

Nasdaq, halka açık olsun olmasın tüm şirketlere ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların yönetim kurullarına, üst yöneticilerine ve kurumsal yönetim kadrolarına ve uyum bölümlerine destek vermek amacıyla oluşturulan bir bilgi ve araştırma platfromu olan Nasdaq Kurumsal Yönetim Merkezi’ni hayata geçirdi. İlk rapor pay sahiplerinin de ötesinde menfaat sahiplerine odaklanıyor.

Küresel borsalarında kote 4 bin şirket ve 9.800 müşteri ile çalışan Nasdaq’ın bu yeni merkezinin Yönetim Kurulu ile Yatırımcı Önceliklerinin Kesiştiği Yer başlıklı ilk raporu, S&P100 şirketlerinin kamuya yaptığı açıklamaları baz alarak kurumsal yönetim uygulamalarını değerlendiriyor. Rapordan çıkan ana tema “pay sahiplerini tanı”dan “menfaat sahiplerini tanı”ya doğru kaymaya işaret ediyor ve çeşitlilik, sürdürülebilirlik ve çevreye odaklanıyor.


Teknoloji Firmalarına Daha Fazla Vergilendirme Talebi

IMF’nin başkanı Christine Lagarde da gittikçe yükselen seslere katılarak Google, Amazon ve Facebook gibi dev teknoloji firmalarına daha fazla vergilendirme gereğine dikkat çekerek artık miyadı dolmuş kurumsal vergilendirme sistemlerinin küresel ekonomik değişimlere ayak uyduramadığını ifae ederek gözden geçirilmelerini istedi. Bu dev şirketler faaliyet gösterdikleri ülkelerde çok az vergi ödüyorlar ve maliyenin gelirlerini sakatlıyorlar.

Bu konuda artık her ülkenin maliye bakanından gittikçe sertleşen ifadeler duyulmaya başladı. Bu dev uluslarararası şirketlerin vergiden kaçınmada gösterdikleri ustalık ve kolaylıkla birlikte 30 yıldır azalmakta olan kurumsal vergiler vergi sistemlerine olan güveni de zedeliyor. Artık hemen herkes uluslarararası kurumsal vergilendirme mimarisinin miyadının dolduğunu ifade ediyor.

Lagarde bu şirketlerin vergilendirilebilir gelirlerini vergi cennetlerine aktarmalarının sonucunda özellikle fakir ülkeleri milyarlarca dolar gelirden mahkum bıraktığını söylüyor. Son gelen raporlar düşük gelirli 150 ülkelerin yılda 200 milyar $ (ortalama olarak GSYİH’lerinin %1,3’ü) kaybettiklerini gösteriyor.


ESG Kriterleri

Uluslararası platformda bir şirketin veya yatırımın sürüdürülebilirliği ve etik etkisi Çevresel (Environmental), Sosyal ve Kurumsal Yönetim (Governance) başlıkları altında ele alınıyor ve buna ESG deniliyor. Duyarlı yatırımcılar da ESG kriterlerine uyan şirketlere yatırım yapıyorlar. Yapıyorlar da ESG ne kadar ESG? ESG kriterlerin iyi ugulayan şirketleri baz alan endeksler hakkındaki bulgular pek iç açıcı değil.

FTSE Russell, MSCI, S&P Dow Jones ve Stoxx gibi endeks hesaplayıcıların hepsinin bir ESG endeksi var. Örneğin Londra Borsası’nın sahip olduğu FTSE Russell’ın FTSE4Good etik endeksinin fosil yakıtların en kötüsü, en az sürdürülebilir olanı olan kömür şirketlerine arkası dönmesi gerek. Ne var ki, BHP ve Anglo American gibi dev kömür madeni şirketleri endekste, çünkü “kömür madenciliği” değil “genel madencilik” sınıflandırılmasına alınmışlar. Bu konuda FTSE Russell basına bilgi vermiyor ama kamunun ulaşımına açık bilgi formlarında endekste 34 adet petrol ve gaz şirketinin olduğu anlaşılıyor (piyasa değeri bazında endeksin %3,4’ü). Endeks acaba dünyayı en çok kirletenleri bir aklama aracı gibi mi kullanılıyor?