info@saharating.com +90 212 291 97 91 / for English click here...

Yönetim Kurulu Kendi Performansını Değerlendirmeli

Yönetim kurulu üyelerinin kendi performanslarının kalitesi üzerindeki sorumluluğun büyük bir kısmını icradaki üst yöneticilere transfer ettikleri pek de bilinmeyen bir olgu değil. Bu durum, yönetim kurulu üyelerinin performanslarının yapılandırılmış bir değerleme sürecine tabi tutulması konusundaki akımı gittikçe güçlendiriyor. Evet, yönetim kuruluna aday olma sürecinde belirli bir değerlendirme yapılıyor, ancak bu ön mekanizmanın daha sonraki performansın bir teminatı olacağı varsayımı artık sorgulanıyor. Evet, özenli bir yönetim kurulu başkanının nispeten gayri resmi bir yapıda olsa da bu değerlendirmeyi sürekli yapması gerektiğini biliyoruz, ancak trend olarak yönetim kurulu üyelerinin yerlerinin genellikle uzun süreler sağlam kaldığını gördüğümüzde bu değerlendirme faaliyetinin gerçekten de ne kadar dinamik olduğu üzerine şüpheler doğuyor. Başkanın üyelerin kulaklarına bir şeyler fısıldaması, bir iki öneride bulunması, bir işaret vermesi gibi daha sosyal düzeltici girişimler elbette etkili olabilir ama bugünün karmaşık kurumsal evreninde bu sürecin artık resmi olarak yapılandırılmış olması gereksinimi ortaya çıkıyor.

Doğru kurumsal yönetişim açısından yönetim kurulunun işlevi tartışılmaz, ancak yönetim kurullarının nihai rakamlara katkısı olmadığı müddetçe bu kurul bir lüks haline gelir. Bu yönetim kurulunun şirketin güncel işleriyle uğraşması gerektiği anlamına gelmiyor. Bu işlevi elbette icradakiler yapacak. Ne var ki, eğer bir şirketin nihai amacı hissedarlarına değer yaratmaksa bu amaca hizmet etmeyen yönetim kurulu üyelerinin orada bulunuş nedenleri kanıtlanmalı. Dolayısıyla yönetim kurulunun bir bütün ve bireyler olarak performanslarını değerlendirecek bir mekanizmaya gereksinim var.

Böyle bir mekanizmanın öncelikle tanısal bir işlevi olmalı. Yâni, kurulun ve bireysel olarak üyelerin güçlü ve zayıf yönlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak bir şekilde tasarlanmalı. Daha sonra, üyeler diğer üyeleri olduğu gibi kendilerini de değerlendirmeliler. Hayat özellikle yönetim kurulu başkanı için çetin. Başkanın görevlerinden biri de tüm üyelerin performansını değerlendirmek olmalı. Son olarak, yönetim kurulu üyeleri icradaki üst yönetim kadroları tarafından da değerlendirilmeyi kabul ve teşvik edecek bir kafa yapısına sahip olmalılar. Bazıları bunun doğru emir komuta zincirinde zedelenmeye yol açacağını veya karşılıklı kayırmalara neden olacağını savunabilir ama samimiyete ve etkinliğe dayanan bir değerlendirme süreci seçilirse bu mekanizmanın faydaları inkâr edilmeyecektir. Önemli olan her şirketin bu değerlendirme sürecini kendi kültürüne uygun bir şekilde tasarlamasıdır. Bu süreçler tamamen şirket içi uygulamalar veya uzman bir danışmanlık kurumu tarafından yürütülebilir.

Bu süreçte elbette neyin değerlendirileceğinin de tanımının iyi yapılması gerekir. Böyle bir liste aşağıdaki gibi yönetim kurulunun ana görev ve sorumluluklarını içermelidir:

Yönetim kurulu üyesi:

·  Şirket stratejisinin oluşturulması ve uygulanması süreçlerine hangi seviyede olumlu katkı yapıyor?

·  Şirketin işi hakkında ne kadar bilgi ve anlayış sahibi?

·  Sektörü ne kadar iyi tanıyor?

·  Şirketin geleceğini etkileyecek unsurları ve gelişmeleri ne etkinlikte tespit edebiliyor?

·  Toplantılar haricinde hazırlık ve takip süreçlerine ne kadar zaman ayırabiliyor?

·  Toplantılardaki tartışma, arayış ve fikir alış verişlerine ne düzeyde katılıyor?

·  Diğer üye ve icra kadrolarındaki yöneticilerle ilişkileri ne düzeyde ve onların güvenini ne düzeyde sağlamış?

·  Bir bütün olarak yönetim kurulunun performansına ne düzeyde katkı yapıyor?

Bunlar bireysel değerlendirme için üzerinde durulacak konuların bazıları. Elbette yönetim kurulu bir bütün olarak da ele alınmalı.  Örneğin,

· Yönetim kurulu bünyesinde hangi komiteler oluşturulmuş ve bu komiteler hangi etkinlikte çalışıyor?

·  Yönetim kurulu, alınan kararların tüm şirket tarafından benimsenen değerler ve ilkeler olmasını sağlayabiliyor mu?

·  Alınan kararlar icradakilerin kurumsal yönetim ilkelerine uymayan şekilde davranmalarını teşvik ediyor mu?

Bu tür bir yönetim kurulu değerlendirmesi elbette nihai bir uygulama değil. Bu süreç sadece yönetim kurulunun performansını daha da iyileştirecek bir mekanizma. Dolayısıyla, değerlendirme sonuçlarının kullanılması gerek. Yâni, alınan derslerin bir iyileştirme programına tercüme edilmesi ve uygulamaya geçilmesi gerekiyor. Bazı üyeler bu tür bir uygulamadan başta rahatsızlık duyabilirler, ancak samimi ve iyi niyetle yürütülen bir değerlendirme sürecinin hem bireysel olarak kendilerine hem de bir bütün olarak yönetim kuruluna sağlayacağı faydaları görünce bu rahatsızlık ortadan kalkacaktır. Bu fayda, yönetim kurulunun kapasitesinin artışı olarak önümüze çıkacaktır. Özellikle günümüzün çalkantılı ortamında yönetim kurullarının yetkinliği ve devamlı iyileştirmelere olan istekliliği en iyi savunma olacaktır.